Prof. Dr. B. Suat Çağlayan’ın yeni romanı “Frenk Sokağı’nda Sonbahar”, Bilgi Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini aldı. Roman, savaşlarla tükenen bir imparatorluğun çöküş sürecinde çokkültürlü bir liman kenti olan İzmir’de geçen bir hikâyeyi konu alıyor.
Kitapta bir yanda Levanten ticari yaşamının simgesi Frenk Sokağı, hemen arka sokaklarında ise frengi ve yoksulluğun iç içe olduğu bir yaşam öne çıkıyor. Memleket Hastanesi’nde çalışan Askeri Doktor İzzet ile İsviçre’de tıp okuyan ve önce Karataş’ta, ardından Frengi Hastanesi’nde staj yapan Stella’nın hikâyeleri, romanın merkezinde yer alıyor.
Kültürlerin çatışması, bir ruhun kırılganlığı
Roman üzerine kaleme aldığı değerlendirmede Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, kitabın bir tarafında farklı kültürlerin çatışmasını, diğer tarafında ise arka sokaklarda frengi batağındaki kadınların yoksul yaşamını konu edindiğini belirtiyor. Büyükerşen, bu ikili yapının Stella’nın bipolar ruhunda derin kırılganlıklara yol açtığını vurguluyor.
Hekimlikten edebiyata uzanan bir kalem
Bülent Ecevit döneminde kültür bakanlığı da yapmış olan Prof. Dr. Suat Çağlayan, “Frenk Sokağı’nda Sonbahar”da hekimlik deneyimini aşk ve sosyal sorunlarla ördüğü bir kurguyla birleştiriyor. Büyükerşen, yazarın bu yeni romanının okurlar tarafından kolaylıkla okunacak ve keyifle takip edilecek bir eser olduğunu belirtiyor.
