Yazar Sayra Onur Öz‘ün yaklaşık yirmi yıllık bir araştırmanın ürünü olan “Yanya’dan İstanbul’a…” adlı kitabı raflardaki yerini aldı. 1887’den 1940’lı yıllara uzanan eser, bir ailenin yaşadıklarından yola çıkarak Balkanların kaybını, zorunlu göçü ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan büyük tarihsel dönüşümü anlatıyor.
Öz, kitabı hazırlarken elli civarında kitabın yanı sıra doktora tezleri, akademik makaleler ve çeşitli tarihî kaynaklardan yararlandı. Arşiv belgeleriyle desteklenen çalışma, 1887-1940 yılları arasındaki dönemi hem tarihsel hem de insani bir bakış açısıyla okura aktarıyor.
Bir aile hikâyesinden toplumsal belleğe
Kitabın çıkış noktası, yazarın kendi aile geçmişi. Osmanlı döneminde Yanya’nın köklü ailelerinden birine mensup olan aile, Balkan Savaşları sırasında yıllarca bir arada yaşadıkları Rum komşularının yardımıyla Preveze Limanı’na ulaşıyor; oradan deniz yoluyla İstanbul’a, Tophane Limanı’na geçip Teşvikiye’ye yerleşerek hayatlarını yeniden kuruyor. Ancak eser yalnızca bir aile anısıyla sınırlı kalmıyor; Balkanların kaybını, dönemin çok kültürlü toplumsal dokusunu, savaşın sivil hayat üzerindeki etkilerini ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan değişimi de kapsamlı biçimde ele alıyor.
Yazar, çocukluğunda sıkça duyduğu “Biz Yanyalıyız”, “Biz Selanik göçmeniyiz” gibi cümlelerin kendisinde uyandırdığı merakın zamanla ciddi bir tarih araştırmasına dönüştüğünü anlatıyor. Kitap, 29 Ekim 1912’de Yanya Kalesi’nin düştüğü kritik günlerde İnayet Hanım ve ailesinin hayatta kalma mücadelesine de yer veriyor; Arta Irmağı üzerindeki bir köprüde yaşanan ve mucizevi şekilde atlatılan kaza anı, kitabın en çarpıcı sahnelerinden biri olarak öne çıkıyor.
“Kültürel mirasa güçlü bir adım”
Scala Yayıncılık Yayıncısı Hakan Feyyat, eserin yayınevinin finans odaklı yayın çizgisinin ötesine geçerek kültürel miras alanında attığı önemli bir adım olduğunu belirtti. Kişisel tanıklıkları akademik araştırmayla buluşturan çalışma, Balkan tarihi, göç olgusu ve kültürel bellek üzerine çalışan araştırmacılar kadar aile kökenini merak eden geniş bir okur kitlesi için de değerli bir kaynak niteliği taşıyor.
